Yitik Ülke Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yitik Ülke Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2018 Perşembe

O Anda-Melike İnci


Bir heyecanla aldığım ancak beklediğimi bulamadığım bir kitap oldu O Anda. 
Melike İnci’nin bu kitabı aslında bir üçlemenin ilk kitabı. 
Çevremde epey seven olsa da ben pek sevemedim üzgünüm. 
Hatta” bunu bloguma yazmalı mıyım pekte bir yorumum yok ki” diye de düşündüm ama yazayım burada dursun kendim için dedim. 

Yalnız kitapta Zübeyde Hanım var ki onu sevdim. Hikayesini de gerçekten merak ettim. 
Kitapta Zübeyde hanımdan kalma gizli bir kutu buluyorlar. İçinden günlük ve mektuplar çıkıyor. Böylece hem günümüzde hem de onun zamanında geçiyor hikaye. 
Tek güzellik Zübeyde Hanım zamanında geçen kısmıydı. 
Bir gün denk gelir de ikinci kitabı okuyasım tutarsa bu kadın için olur sanırım. 
Yoksa Selim,Murat,Yasemin gibi pek hoşlanmadığım karakterleri merak etmiyorum açıkçası. 

Sevenlere saygım var ama ben umduğumu bulamadım maalesef. 



13 Kasım 2017 Pazartesi

TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı 2017

Buralara eskiye nazaran daha az yazsam da bazı yazıları es geçemiyorum. Bunlardan biri de tabi ki uzun yıllardır gitmeye çalıştığım kitap fuarı. Dönüp baktığımda en azından benim için böyle günleri blogumda şaklamak mutlu ediyor. Bir İnstagram hikayesinde kaybolup gitsin istemiyorum.


Her sene daha ekimden heyecanı başlıyor. Ne alsam,bu yıl abartmayayım bari gibi düşüncelerle fuarın yolunu tuttuk bu sene de.  Gerek Yağız’ın sonlara doğru huysuzlanması,gerek taşıdıklarımızın fazlaca olması sebebi ile bu yıl kendime daha az kitap aldım. Aklımda kalan birçok kitap oldu ama başka sefere artık. Zaten çok çok bir indirimde oşmuyor. Maksat o ortamı solumak,kitaplara dokunmak... Yoksa çok daha uygun fiyatlara kitap edinebilirsiniz internet mağazalarından.


Bu yıl kendim için belirlediğim listem de Naşide Gökbudak vardı. Nemesis kitaptan çıkan Anılar Ağacı’nı okuyup dilini çok sevmiştim. Bu sebeple başka kitaplarını da edinmek istedim. 3kitabını 25 tl ye aldım.


Nemesis’in standında ‘Setna Yükseliyor’serisini görünce kalan üç kitabını da alırken buldum kendimi. Hala onları nasıl aldığımı anlamadım:) İlk kitabı sevmiştim. Sürükleyici,basit diliyle hızlıca okunan cinstendi. Diğer üç kitabı da 25 tl ye aldım. Aldığım bu kitaplar sayesinde şık bir bez çantaya sahip oldum böylece. üstündeki not hayli keyifli:)


  #kitapokumuyorsaevlenme :)

Ephesustan çıkan Rotasız Seyyah kitabını çok istiyordum sanırım %30a yakın bir indirimle almış oldum. Kitap gerçekten kaliteli bir baskıda. Sevdiğim bir alışveriş oldu.
'okudukça güzelleşecek dünya'


Sevgili @damlacerrah ın ısrarla tavsiye ettiği kitaplar Ölüyordum Geçerken Uğradım/Ayrıntı Yayınları ve O Anda/Yitik Ülke Yayınları nı da edindim. Zaten fuarda Yitik Ülke’ye uğramadan alışverişi tamamlamıyoruz. Kendileri her zaman gayet ilgili. Yine hediye kitap ve dergi ama en güzeli tohumlarıyla fuardaydılar. Sloganları ise çok iyiydi.


Kalan vaktimizi Yağız’ı oyalamaya ve ona kitaplar almaya ayırdık. Hoşuma giden kitapları almış oldum. O anda karar verdim geneline. En çok Tübitaktan aldığımız kitapları sevdim.



Bu da iki yıldır fuara katılım sağlayan fuar bebesi Yağız. Limon ve Zeytin standında bolca vakit geçirdi kendisi. Zor çıkardık oradan. Bu arada Sizinkiler serisi 31. Kitabı basmış. Ortaokulda okumuştum epeyce. Her yıl karşılaştığımda eski dostu görmüş gibi oluyorum. Yağız biraz büyüsün beraber okumayı umuyorum. İnşallah okumayı sever.

Birde geçen yıl Yağız için Muzaffer İzgüden imzalı kitap almıştık. Bu yıl onu kaybettiğimizde de üzülmüştüm çocukluk yazarımı kaybettim diye. Onun standından geçerken bir hüzünlendim ben. Allah rahmet eylesin.


Ve hiç ummadığım bir anda karşımda ergenliğimin,gençliğimin efsanesi İpek Ongun’u görünce pek mutlu oldum. Bilmiyordum imza günü olduğunu. Yağız sonlara doğru epey yorulmuş olmasa sırada bekleyip sohbet etmeyi nasıl da isterdim. Defalarca tekrar tekrar okuduğum Serra’nın güzel hikayesini konuşmayı çok isterdim. Zaten benim neslin kitap okumayı sevmesinde en büyük paylardan biridir bana göre 
Bir Genç Kızın Gizli Defteri’serisi. 

Bu yıl ki fuar gezisi de böylece bitti. Hafta içi okul çocukları ile çok çok gürültülü idi. Bu sebeple eve gelince kendime gelemedim. Aşırı başım ağrıyordu. Birde sürekli çocuk anonsları yapılıyordu bu da beni hayli gerdi kayıp falan olmasınlar diye. İlkokul çocukları için bu fuar ne kadar anlamlı oluyor ona bir türlü karar veremiyorum yıllardır. Daha geç saatte gitmekte bence fayda var. 

Not: Blogumu özlemişim onu farkettim. Yazdıkça yazasım geldi. Arayı fazla uzatmamak ümidiyle artık bitiyorum :)

2 Mart 2017 Perşembe

Su'yun Gölgesi- Özgür Turan



Yine bir Yitik Ülke kitabı. 
Yılbaşında şartsız, kuralsız bir şekilde çekiliş yapılmış ve talihlilerden biri de ben olmuştum. 
Beş tane süpriz kitabıma kavuşunca pek sevindim. 
Bu konularda pek şansım olmadığını düşününce haksız sayılmam. 

Su'yun Gölgesi'de bu hediye kitaplarımdan biriydi. 
Su ne güzlel bir isimdir. Çok severim. Bu kitapta da baş kahramanımızın adı Su idi. Açıkcası kitabın isminden özel ad olarak kullanıldığını anlamamıştım kesme işareti olmasına rağmen. Görünce şaşırdım nedense..

Su kızımız evli. Mutlu olduğunu düşündüğü bir evliliği  var. Ancak iş için gittiği Londra'da gönlünü başka birisine kaptırıyor. Aslında ne istediğini,kendi gerçekliğini sorguluyor. 

Su'yun evliliğindeki çalkantı,annesiyle olan karmaşık ilişkisi, psikolog olan ama kendine hayrı olmayan en yakın arkadaşıyla paylaşımları hikayenin konusu. 

Kitap akıcı. Kalın da olmadığından bir oturuşta okunabilecek cinsten.Kafa dağıtmak belki de biraz evliliği sorgulamak için okunabilir;)

31 Aralık 2016 Cumartesi

İğneler-Selgin GB


Tüyap Kitap Fuarı'nda son yıllarda uğramadan geçemediğim yayınevi:Yitik Ülke Yayınları. Blogger dostu bu yayinevinin daha öncede bazı kitaplarını edinmiş ve severek okumuştum. Bu yıl ki alışverişimde de birden fazla hediye kitap sahibi oldum ve bunlardan biri İğneler. 

Uzun süre öykü okumaya karşı sıcak olmasam da son birkaç yıldır ara ara okuyorum bunu kırmak için. Roman sanıp elime aldığım bu kitapta bir öykü kitabı. 14 öykrüden oluşuyor kitap ve öykülerin bir ortak paydası var:İğne. 

Kimi öyküde bir toplu iğne, kiminde pikap iğnesi... Her yeni öyküde iğne bu sefer karşıma hangi boyutta çıkacak diye merakla bekledim. Ama bir öykü var ki ben çok çok sevdim. "O Şarkı"isimli öykü çok güzeldi,çok etkileyici idi...

Severek,hızlıca okunan,sıcacık öyküler içeren bir kitaptı. Öykü severlere tavsiye edebilirim. 


 

28 Şubat 2015 Cumartesi

Basamak-Alp Ergin

Yitik Ülke Yayınlarını bilmeyenimiz yok neredeyse. 
Özellikle sosyal medyada okuyucusu ile sürekli iletişim halinde,fuarlarda da hayli ilgili bir kitap evi.
Kitap fuarında stantlarına uğrayıp kitap alışverişi yaparken önerileri ile Basamak adlı bu kitabı almıştım. 
Kitap,1994 doğumlu genç yazarın ilk kitabıymış,fuarda da yazardan imzalı alma fırsatım olmuştu. 

Kitapta kahramanımız bir sabah hafızası silinmiş bir şekilde uyanıyor.
Kim olduğunu,nerede olduğunu ve yanındaki kadının kim olduğunu elbette hatırlamıyor.

Geçmişe dair ise sadece bir günlük buluyor ve o da ne: 
seri katil olduğunu öğreniyor.
Hem geçmişi ile yüzleşmesi,hem de olayları çözümlemesi gerekiyor.

Konu güzel,kurguda iyiydi.
Bazı yerlerde tahminlerim tutsa da  yine de sonunu merak ettiriyor.

Hızlıca okunan bir kitap.


Belki yalnız bana göre değil,belki de yalnızlık.Yutması zor bir kelime sadece.

Umutlarımız hayal kırıklıklarımızı örtüyor.

Gerçekten de aşk tüm kusurları görmezden gelip devam etmek mi,yoksa kusurlar mı görünmez oluyor aşık olduğunda?

Hani 'Gönlümü kaptırdım' denir ya,ben 'Ömrümü kaptırmıştım.'

Onca ebeveyn,onca hikayeyi çocuklarının büyüdüklerinde iyi birer kahraman olmayı istemesi için anlatırdı.Peki bunca hikayeden sonra kötü olmayı seçmek niye?

Bazen gerçekliğinden bile şüphe ettiğin şeyler vardır hayatta,bazense gerçek olmadığını bile bile inandığın şeyler vardır.Kendini adadığın şeyler.İçinde kaybolduğun yanılgılar.Kedini onlara bırak,çünkü gerçek eninde sonunda sana kendini kanıtlar

Ömür valizimi dolduruyordum geçmişimin kirlileriyle.

Güç bir erkeğin doğasında değil,bir kadının doğasında saklıymış aslında.Kadınmış erkeği güçlü ya da güçsüz kılan.

Yaşamayı dahi zamana bırakanlardanız biz...

Hayatı yaşamak tabirinin abartıldığı,ellerimizin gerçekliğe bağlandığı ve ciğerlerimizin yalan dumanlarıyla doldurulduğu bir dünyada yaşıyoruz.Elde ettiğiyle yetinemeyen,elinde olanı bir köşeye koyarak yeni ufuklarda yeni ihtiraslar arayan insanlarız hepimiz.




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...