4 Ocak 2017 Çarşamba

Çıkış Yok-Osman Aysu



 

Yepyeni, tertemiz bir yıl diyerek güzel bir giriş yapmayı ne kadar da isterdim. Ancak ülkemizden gitmek bilmeyen kara bulutlar hergün daha da kararıyor. Ne zaman güneş doğacak ya da doğacak mı? Bilmiyorum. Hiç ışık göremiyorum:( Ve de beni ben yapan umudumu asla yitirmek istemiyorum. Birde Yağız'a baktıkça daha da üzülüyorum. Gelecekte bizi neler bekliyor acaba diye...

Tüm karamsarlıkların yanında iyi gelen şeyler ise Yağız ve kitaplarım. Her an kitabıma kavuşmayı bekleyerek geçiriyorum son zamanlarda vaktimi. Kafayı kırmamak için en güzeli kitaba kaptırmak kendimi...

Bu sebeple yılın ilk kitabını bitirdim. Ephesus Yayınları Blogger buluşmasında hediye edeceği kitap seçimini bizlere bırakmıştı. Bende daha önceden iki kitabını okuduğum Osman Aysu'nun çıkan yeni kitabını görünce seçimimi bu yönde yapmıştım. 

Yazar,genelde polisiye yazıyor. Epeydir bu türde okumadığım için merakla kitaba başladım. Kapakta gerilim olduğu yazsa da ben uzunca bir süre beklememe rağmen pek rastlayamadım. 442 sayfa boyunca çıta bir yerde yükselir diye bekledim durdum ama olmadı. Beklentimin oldukça altında çıktı. Maalesef yeni yılın ilk kitabı biraz hüsranla sonuçlandı. Umarım bundan sonraki okumalar daha keyifli geçer.
 
"Demek aşk denen şey böyle bir fırtınaydı. İnsanın benliğini sarıp sarmalayan , iradesini tüketen , hattın bütün eksenini aynı noktada odaklayan bir kendinden geçiş hali ."

31 Aralık 2016 Cumartesi

İğneler-Selgin GB


Tüyap Kitap Fuarı'nda son yıllarda uğramadan geçemediğim yayınevi:Yitik Ülke Yayınları. Blogger dostu bu yayinevinin daha öncede bazı kitaplarını edinmiş ve severek okumuştum. Bu yıl ki alışverişimde de birden fazla hediye kitap sahibi oldum ve bunlardan biri İğneler. 

Uzun süre öykü okumaya karşı sıcak olmasam da son birkaç yıldır ara ara okuyorum bunu kırmak için. Roman sanıp elime aldığım bu kitapta bir öykü kitabı. 14 öykrüden oluşuyor kitap ve öykülerin bir ortak paydası var:İğne. 

Kimi öyküde bir toplu iğne, kiminde pikap iğnesi... Her yeni öyküde iğne bu sefer karşıma hangi boyutta çıkacak diye merakla bekledim. Ama bir öykü var ki ben çok çok sevdim. "O Şarkı"isimli öykü çok güzeldi,çok etkileyici idi...

Severek,hızlıca okunan,sıcacık öyküler içeren bir kitaptı. Öykü severlere tavsiye edebilirim. 


 

7 Aralık 2016 Çarşamba

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
haydar-colakoglu
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
haydar-colakoglu-teb
Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
haydar-colakoglu-yolo-turkiye
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Anılar Ağacı-Naşide Gökbudak


Naşide Gökbudak adını daha önce duymuş ama hiç kitabını okumamıştım. Kitap bitince yaptığım araştırmada aslında birçok kitabı olduğunu öğrendim ve kendisini tekrar okumaya karar verdim.

Anılar Ağacı bul yıl Nemesis Yayıncılık'tan çıkan son kitabı. Çok güzel bir kapağa sahip kitap aşk romanı izlenimini verse de aslında öyle olmadığını okuyunca anlıyoruz. Evet bir aşk var. Hatta birçok aşk var ama birde yıllarca acı çeken güzeller güzeli Ceren'in aşkı var. 

Kitap Malatya'nın Darende ilçesinde geçmekte. Burada Acar Ağa ve dört oğlu ile onların çocukları yaşamakta. En büyük isteği oğlan torunu olmasına rağmen Acar Ağa hem merhamet dolu,hem de kız torunlarının da arkasını kollayan bir dede. Ama en çok ilk torunu olan Ceren'ine düşkün. Tabi bunda Ceren'in babasının başka bir kadın için evi terk edip tüm sorumluluğunun dedesine geçmiş olmasının payı büyük. 

Güzeller güzeli Ceren köyün muallimine (öğretmen) aşık oluyor. Bu aşk öyle büyük sınavlar veriyor ki insan bu kadar da acıya dayanılır mı diyor okurken. 

Kitabı genel olarak hüzün içinde okudum. Hiç o tahmin ettiğim aşk romanları gibi çıkmadı. Zaten çokça yakın dönem siyasi tarihimize değinilmiş. Çok partili sisteme geçiş,demokrat partinin idamlarla sonuçlanan siyaseti gibi konular işlenmişti. 

Kitabı çok severek okudum. Hatta bitince tanıdıklarımdan ayrılmış gibi hissettim. Hüzünlü okusam da sonlarda biraz su serpildi içime. Çok tatlı bir hikayeydi. 
Yazarın diğer kitaplarını da merak ediyorum ama ne zaman sıra gelir bilmiyorum...

28 Kasım 2016 Pazartesi

Lanetli Mezar#Setna Yükseliyor:1 - Christian Jacq



Mısır oldum olası ilgimi çekmiş ve şu anda ilk sıralarda olmasa da çocukluğumdan beri gidip görmek istediğim bir ülke olmuştur. Bunda yıllar önce okuduğum Ramses serisinin etkisi büyük. Tabi birde gizemi hala çözülemeyen piramitlerin. Ramses serisinin ayrıntılarını hiç hatırlamıyorum ama çok sevdiğimi ve Mısır'a merak duyduğumu hatırlıyorum. Yıllar sonra Setna Yükseliyor kitabını görünce dedim ne kadar da benziyor Ramses serisinin kapağına. Birde Mısır'da geçtiğini görünce fazla tesadüf geldi bana. Yazarın diğer kitaplarına baktığımda ne göreyim kendisi benim Ramses serisinin yazarıymış. Hatta kendisinin bu tarzda çokça romanı mevcut. Yıllar sonraki bu hoş karşılaşma beni Mutlu etti. Eski dosta kavuşmuş gibi:)

*Antik Mısır'da büyülü bir vazo ve bu vazoyu ele geçiren kara bir büyücü var. Kitabın sonlarına kadar kim olduğunu öğrenemiyoruz ama ortaya çıkınca hayli şaşırtıyor büyücünün kimliği. 

Ayrıca Firavun Ramses'in birbirinden tamamıyla zıt oğulları Ramesu ve Setna'da kitabın ana kahramanları . İkisi de güzeller güzeli Seket'e aşık. Fakat Seket hangisini seçecek? Ordu'nun başındaki general Ramesu'nun evlenme teklifi mi?Yoksa kendini ilme,öğrenmeye adamış katip Setna'nın güzel kalbi mi?

Kitap Lanetli mezarı kimin açtığını öğrenince bitiyor ve süpriz! 

devamı gelecek...
yazısı. 

Yani bu bir seri imiş:)İkinci kitabı hayli meraktayım. Bakalım neler olacak..

Kitabı çok severek okudum. Vakit çok geçmeden ikincisi de çıkar diye umuyorum. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...