17 Nisan 2014 Perşembe

Emirgan Korusu


Gideli günler olsa da bir türlü postunu yapamadım bu güzelliklerin...Hala devam ediyorsa lale zamanı mutlaka gidilmeli.. Biz öyle güzel bir zamana denk gelmiştik ki ancak gidenler anlar. Uzun zamandır yeşilliğe hasret kalan ben üstüne rengarenk cıvıl cıvıl lalelerin mevsimine denk gelince pek mutlu oldum...

Bu arada daha önceki yıllara göre çok daha fazla beğendim Emirgan'ı..İnanılmaz güzelliklerle doluydu...Ve dönüşte de bende fideler aldım.Hemen de açtılar onların fotosu da en sonda;)

Ve güzelliklere geçelim artık..





                  
                   

Doğayı seviyorum,doyamıyorum resmen.
Biyolojiyi hiç sevmezdim eskiden ama sırf bu nedenle okuduğum bölümü artık daha bir fazla seviyorum.


bu güzelliklerse benim her sabah mutluluk kaynağım:)

30 Mart 2014 Pazar

Toros Canavarı-Tiyatro

                                  

Uzun bir zaman sonra Şehir Tiyatrolarına gitmiş bulunuyorum.
Gaziosmanpaşa Çocuk Tiyatrosu Sahnesini gördükçe hep iç geçiriyordum yetişkin sahnesi de olsa diye ve sonunda açılmış:)
Açıldığını farkeder farketmez biletimi aldım ve oyun gününü beklemeye başladım...
Gaziosmanpaşa ulaşım açısından oldukça bize uygun olduğundan bu sahne çok iyi oldu...

Gelelim oyuna.
Sıradan bir devlet memuru olan Nuri öyle pısırık ki karakolun önünden bile geçme fikri onu delirtiyor.Ev sahipleri evlerinden çıkmalarını isteyip aşırı baskı yapınca eşi ve çocuklarının ısrarı ile karakola şikayete gidiyor ve olanlar oluyor.Azılı katil "Toros Canavarı"na benzetiliyor bizim mülayim Nuri ve hayatı o noktada hem kendisi hem ailesi için değişiyor.

Oyunu biraz uzun buldum açıkçası..Özellikle karakolda geçen kısım daha kısa geçilebilirdi.
Oyunculuk içinse söyleyecek birşeyim yok..Özellikle Naci Taşdöğen ve Şevket Avşar performansları çok iyiydi.
Birde oyunda 3-4 tane gerçekten güldüğüm ve düşündüren ince espriler vardı...

alıntıdır

alıntıdır

Biraz hayal kırıklığı ile bir oyunu daha geride bıraktık..Önümüzdeki oyunlara bakalım:)

Serenad-Zülfü Livaneli


Son zamanlarda bu kadar etkilendiğim bir kitap okumamıştım..
Zülfü Livaneli kalemini beğendiğim bir yazar ama bu kitabı bambaşkaymış..
Kitap bitince kendimi tutamadım ağladım da ağladım...
Öyle ki aralıksız saatlerce okudum bitirebilmek için ki bir yanım hiç bitsin istemedi...
Hikaye öyle güzeldi ki..

Serenad,yaşanmış bir olayın ekseninde geçiyor..
Batırılmış bir Struma gemisi var ki okuduğumda nasıl daha önce hiç duymadım dediğim..
Ve kim bilir böyle nice hayatlar yok olup gitti bizim bilmediğimiz diye düşündüm.
Kitabı bitirince bir sürü şey okudum Struma ile ilgili ve onca devletin nasıl böyle bir duruma çözüm bulamamasını ve yüzlerce insanı denize terk ettiklerini aklım almadı bir türlü..

Bazı dönemlerde ne acılar yaşanmış..
Çok uzak değil yakın tarihimizde bile onlarca hikaye var ...

Neyse çok yorum yaptım sanırım ama o kadar çok şey yazasım var ki bu kitapla ilgili..
Kitap, diğer Zülfü Livaneli romanları gibi birden fazla konuya değinmiş ve yine hiç boğmamış okuyucuyu.

Yahudi soykırımından kaçan bilim adamlarının Türkiye'ye sığınması ve ülkemizin üniversitelerinde görev almalarını,
Kırımdaki Türklere yaşatılan Mavi Alay'ı,
Struma gemisi faciasını,
Dört birbirinden farklı kadının duygusal dünyada yaşadıklarını okuyoruz..
Her satırında hüzün kaplıyor içimi..

Okurken Prof.Maximilian Wagner'in yaşadıklarını hisettim,Nadia'ya üzüldüm..
Serenad'ı dinlemek istedim..

Birçok duyguyu yaşadığım bu kitabı hala okumadıysanız bence mutlaka okumalısınız..

Ve altını çizdiğim en önemli cümle:
"Coğrafya kaderdir."


25 Mart 2014 Salı

Bahar Okuma Şenliği


Pinuccia'dan yeni bir okuma şenliği daha..
Bu sefer 15 Mart ve 15 Haziran arasında aşağıdaki kategorileri tamamlamaya çalışıyoruz..
Umarım kış şenliğindeki gibi olmaz ve bu sefer tüm kitaplarımı bitirebilirim.
Şimdiden bir kitabı bitirdim bile:)
Ve işte benim listem;

1. Kategori (10 puan): Tavsiyelerine güvendiği birinin önerdiği bir kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa).
Serenad-Zülfü Livaneli-484syf (okundu)


2. Kategori (15 puan): Bir şiir kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok).
Aşkım Kırmızı Bir Gül-Atilla Birkiye -292syf
(okundu)

3. Kategori (15 puan): Herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).
Yüzyıllık Yalnızlık-Gabriel Garcia Marquez 

4. Kategori (15 puan): Bir öykü kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok).
Fırtınanın Habercisi-Gorki


5. Kategori (20 puan): Adında bir çiçek adı olan veya "çiçek" sözcüğü geçen bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).
Cehennem Çiçeği-Alper Kamu

6. Kategori (20 puan): Şimdiye kadar hiç bir kitabını okumadığı bir kadın yazardan bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

7. Kategori (20 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).
Siyah Sardunyalar-Nilgün Şimşek


8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere (En az 200 sayfa).
-


9. Kategori (20 puan): Kütüphanesinde en uzun süredir okunmayı bekleyen o kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa).
Efendimiz-Reşit Haylamaz-600sayfa (okundu)

10. Kategori (25 puan): Kendisi doğmadan en az 100 yıl önce yazılmış bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).
İlahi Komedya-Dante


11. Kategori (25 puan): Rus edebiyatından bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).
-


12. Kategori (45 puan): Aynı yazardan en az 1.200 sayfa kitap okuyanlara.
Katherine-Şövalyelerin Kadını -Anya Seton

Yeşil Karanlık:Anya Seton

20 Mart 2014 Perşembe

Aşkın Gözyaşları 4 Hamuş-Sinan Yağmur


                 


Kitabın kapağında da belirtildiği gibi "Ölümü Öpen Derviş"i anlatıyor Sinan Yağmur bu sefer..
Hallac'ı Mansur'un yaşadıklarını,çektiklerini,ölümünü,yapılan eziyetleri okurken insan inanamıyor,üzülüyor bu yaşanmışlıklara....

Daha önce Aşkın Gözyaşları serisinin 1 ve 2.kitaplarını okumuş ve en çok Tebrizli Şems'in anlatıldığı birinci kitabı sevmiştim.Bu kitabı da sevdim ama Hallacı Mansur'un kitabın yarısından sonra işlenmesi biraz az geldi bana.İlk yarı daha önceden Sinan Yağmur okuyanlara tanıdık gelecektir.Çünkü Mevlana ve Şems ile ilgili tekrarları var..Bu aşırı sorun değildi benim için çünkü ucundan kıyısından da olsa tasavvuf ile ilgili şeyler okumak çok hoşuma gidiyor...Keşke daha çok okusam,anlasam..


"Düşüncelerinize dikkat etmeniz lazım.Çünkü düşüncelere kelimelere dönüşür;kelimelerden fikirlere,fikirlerden fiillere,fiillerden alışkanlıklara,oradan da karaktere dönüşürler.Karakterinize dikkat ediniz,alın yazınıza dönüşürler."

"Sünnet dünyayı tamamen terk etmektir.Farz ise Mevla ile sohbet etmek."

"Dünya ile ahiret tıpkı doğu ile batı gibidir.Birbirine yaklaşırsan,diğerinden uzaklaşırsın."

"Zikir,Allah'ı hatırlamak değildir,hatırlamak unutmayla alakalıdır."

"Bir mümin kardeşine ait,ona yakıştıramadığın bir söz ya da eylem duymuşsan birden yetmişe kadar mazeret kapısı ara,yine de bulamazsan,
Belki benim anlamadığım bir özrü vardır de ve konuyu kapat."

                              
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...