3 Ağustos 2014 Pazar

Nar Ağacı-Nazan Bekiroğlu


         "sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim"

             

Nar Ağacı,epeydir kitaplığımda okunmayı bekledi.Okumayı çok istememe rağmen bir türlü sıra ona gelmemişti.

Daha önce Yusuf ile Züleyha kitabını okumuş ve de sevmiştim Nazan Bekiroğlu'nu.
Bu kitaba da seveceğimi düşünerek başladım.Ancak ilk elli sayfadan sonra elim gitmedi kitaba bir hafta kadar.İnternetten de baktım ve yarım bırakanların olduğunu görünce dedim ki yalnız değilmişim.

Ama kolay kolay kitabı yarıda bırakmama huyumdan yeniden elime aldım kitabı ve çok kısa bir sürede bitirdim.
Olayların içine girince bir tarihsever olarak bayıldım..Hatta yer yer gözlerim doldu,sonuna yaklaştıkça da bu hikaye ile yollarımız ayrılıyor diye hüzünlendim..
Kesinlikle başlarda sıkılan olursa bile bırakmamalı bir şans daha vermeli ve Setterhan ile Zehra'nın güzel ama zorlu ve yıpratıcı hikayelerini okumalı.

Kitap, tarihi olayların ışığında geçen üç sevdayı anlatmakta..
Balkan Harbi ve sonraki döneme denk düşmekte bu hikaye.Aslında kurgu değil hikayemiz.Nazan Bekiroğlu'nun dedesi Setterhan ve anneannesi Zehra'nın hikayesi bu...Yer yer kurguya yer vermiş olduğunu röportajlarında belirtmiş olsa da bu hikayenin gerçeğe dayanıyor oluşu ve hatta birçok olayın gerçek olması daha da bir anlam kazandırıyor..

Aynı zamanda birçok bilgide satır aralarına iliştirilmiş bu kitabın Zerdüştlüğe yer verilmiş misal.Bu tarz kitapları okumayı daha bir seviyorum.Bitirdiğinde öğrendiğin birçok şey seninle kalıyor..

Birde o kadar fazla şehirde geçiyor ki-Batum-Tiflis-Trabzon-Tebriz-İstanbul- bazen neresi neredeydi diye kafası karışıyor insanın...
Neticede öyle iki ırmağın birleşip akması kolay olmuyor yani..



Altı çizilenlerden:

"Milleti bilirdi Osmanlı ama milliyetçiliği bilmezdi.Farklı milletler bir arada fakat birbirine dönüşmeden yaşardı onda.Benzeyecekleri değilse de bütünleşecekleri tek şey Osmanlı kimliğiydi.
Kendileri olarak,dillerini,dinlerini ve kültürlerini muhafaza ederek Osmanlı olmuşlardı.Ama Osmanlılık söz konusu olduğunda bu farklılıkların bir anlamı kalmazdı. Bu devlet,Rum ile Ermeni arasında bir fark gözetmez,onları Türk'ten ayırmayı da aklına getirmezdi.O zamanlar,Osmanlı olmak,Rum olmaktan önce gelirdi ve Rum olmak Arnavut olmaktan, o da Türk olmaktan farklı değildi." -sayfa 72

"İşte bu dünyadaki herşey o kadar gölge.Perdenin bu tarafında hepimiz birer gölgeyiz aslında.Oyun bittiğinde birer püf! Mum söner.Oyun biter.Bütün suretler de Karagözcünün kutusunda bir araya konur,kaldırılı.Geriye ne suret kalır ne perde.
..Herşeyin gölge olduğunu bir kere fark edince,artık can acısa da bir acımasa da bir.O zaman bitmez zannettiğin her türlü çilede biter.Hem öyle bir biter ki artık bitse de fark etmez bitmese de fark etmez."
-sayfa 202 

"Ey sıkıntı Şiddetlen,nasılsa geçeceksin.
Bir sıkıntının geçeceğine duyulan güven ona dayanmanın tek çaresiydi." -sayfa 302

"Aşk değildi bu.Aşk olsa hesap yapacak mecali kendinde bulamazdın.
Bu kadar hesap yapmaya ne gerek vardı?Hepi topu aşk işte.Gelir,yaşanır ve günü gelince biterdi."-sayfa 449

"Bir tarafımız hep kırık kalacak belki ama ihtimal bir kafiye tutturabiliriz.Bütün yorgunluklarımızı yekdiğerinde dinlendirebilir,birbirimize sığınabilir,iki ayrı ırmağın delicesinde değil bir ırmağın derininde akabiliriz.Yeniden diyebiliriz." -sayfa 508

11 Temmuz 2014 Cuma

Kupa Valesi-Andrew Gross



"Hesap günü geldiğinde,kimsenin ruhu duymayacak,
bugün gücü elinde tuttuğu sananların bile..."


Püsküllü ayraçları ile biz kitapseverlerin gönlünü fetheden Arkadya Yayınlarının bir başka kitabını okudum bu sefer.
Hem elimde uzun süredir beklediğinden hem de okuma şenliği kapsamın okumuş olduğumdan iyi oldu bu kitabı okumam.

Kitap yazarın kendi öz yeğeninin ölümünden esinlenip yazılmış ve bu gerçekle okununca daha bir anlam kazanıyor hikaye..

Cerrah amca manik depresif yeğeninin ölümü üzerine kardeşinin yanına destek olmaya gider ve bir anda ölümün gerçek nedenini araştırırken bulur kendini..

Birbiri ile bağlantılı ve soru işaretleri bırakmayan kurguya sahip bir kitaptı...

Akıcı,sürükleyici idi.Sonu çok şaşırtmasa da okurken sıkılmadım.
Polisiye severler için okunası bir kitap.

23 Haziran 2014 Pazartesi

Yaz Okuma Şenliği 2014


Daha önceki şenlikleri tamamlayamamış biri olarak bu sefer katılmasam mı diye aklımdan geçirmedim değil:)
Fakat Şenliğin ev sahibesi Pınar Hanım kuralları değiştirip, kategorileri de çeşitlendirince dayanamadım ve yine katılıyorum Yaz Okuma Şenliğine..

Bu sefer tüm kategorileri tamamlama gibi bir durum yok.
Belirlenmiş kategorilerden okuyup puan toplayacağız..
Tüm kategorileri okuyacak birçok arkadaşımız çıkacaktır ama sanırım ben onlardan olamam:)
Şimdiden kendilerini tebrik ediyorum;)

Şenlik kuralları Pınar Hanımın blogunda ayrıntılı anlatılıyor.Katılmak isteyenler için tık tık

*Şenlik 21 Haziran-21Eylül tarihleri arasında olacak.

**Bütün kategorileri buraya yazıyorum.Zamanla ve de kitapları belirledikçe güncelleyeceğim bu postu.

TOPLU FOTO:)
KİTAPLARIM
1. Kategori (10 puan): İsminde yaz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların yazın geçtiği bir kitap. 
Gümüş Karası Deniz-Susan Fletcher-462syfa


2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Nar Ağacı-Nazan Bekiroğlu 533sayfa
 (OKUNDU)

3. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.

4. Kategori (10 puan): Adında bir sayı geçen bir kitap.
Ankaralı Dört Hanım-ClaudeFarrere-198sayfa
(OKUNDU)

5. Kategori (10 puan): Bir kişisel gelişim kitabı.
Herşey Seninle Başlar-Mümin Sekman-152sayfa

6. Kategori (10 puan): Nobel ödüllü bir yazardan bir kitap.

7. Kategori (10 puan): Fransız edebiyatından bir kitap.
Mutluluk-Guy de Maupassant-234sayfa


8. Kategori (10 puan): Bir savaş kitabı.
Şeytanın Atlıları-Bernard Cornwell-471sayfa


9. Kategori (10 puan): Yabancı bir yazardan bir öykü kitabı.
Fırtınanın Habercisi-Maksim Gorki-228sayfa


10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.

Obsidiyen-Jennifer L.Armentrout-356sayfa


11. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.


12. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.

13. Kategori (10 puan): Aynı zamanda çevirmenlik de yapan bir yazar tarafından yazılmış bir kitap.

14. Kategori (10 puan): Kütüphaneden veya bir tanıdığınızdan ödünç aldığınız veya sahaftan aldığınız bir kitap.

İnce Memed 1-Yaşar Kemal-436sayfa(sahaftan)

15. Kategori (10 puan):Bir masal kitabı.

16. Kategori (10 puan): Herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitap.


17. Kategori (10 puan): Bir biyografi/otobiyografi kitabı.

18. Kategori (10 puan): Bir tiyatro oyunu.

19. Kategori (10 puan): Halen yazmaya, üretmeye devam eden bir edebiyatçıdan (yazar, şair, araştırmacı...) bir kitap.
Kardeşimin Hikayesi-Zülfü Livaneli-324sayfa 
(OKUNDU)

20. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku vb. türde bir kitap.
Masumiyetin İçin Savaş-Tess Gerritsen-362sayfa

21. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.

Sadece Seninim-Susan Andersen-294sayfa

22. Kategori (10 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap.

23. Kategori (10 puan): Mektuplardan veya anılardan oluşan bir kitap.


24. Kategori (10 puan): Daha önce okuyup da tekrar okurum dediğiniz bir kitap.

25. Kategori (10 puan): Yabancı dilde bir kitap.

26. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 15 puan, toplamda 45 puan): 3 kitaplık bir seri veya aynı seriden 3 kitap.

27. Kategori (Her bir kitap 10 puan, iki kitap da okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 50 puan): İsminde zıt anlamlı kelimeler olan iki kitap.
İlk Gün-Marc Levy-421sayfa  (
OKUNDU)
İlk Gece-Marc Levy-427sayfa (OKUNDU)

28. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 60 puan): Goodreads’in “Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap” listesinden 3 kitap.
 1.Thais-Anatole France-220sayfa

 2.
 3.

29. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
 1.Yabancı-kadın:Ölüm İlanı Yazarı -Ann Hood-270sayfa  (OKUNDU)
 2.Yabancı-erkek:Kupa Valesi-Andrew Gross-440sayfa(OKUNDU)

 3.Türk-kadın:Artık Ayrılsak Diyorum-Neslihan Acu-298sayfa (OKUNDU)
 4.Türk-erkek:Puslu Kıtalar Atlası-İhsan Oktay Anar-238sayfa

30. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 50 puan, toplamda 80 puan): 17., 18. ve 19. yüzyılda yazılmış birer kitap.




               HERKESE ŞİMDİDEN KEYİFLİ OKUMALAR;)

22 Haziran 2014 Pazar

Mini Tatil


Hiç bu kadar uzun ara vermemiştim bloguma..
Son zamanlarda okuldaki finaller..
Başlayan düğün mevsimi..
İşyerinde tutulan nöbetler,evde işler..
Öyle bitkin ve de gergindim ki..

Tüm bunların sonunda madem arkadaşımın düğünü için Balıkesire gidiyoruz
Tam da evlilik yıldönümümüze geliyor..Neden üç gün kısa bir tatil yapmayalım dedik..
Kendimize şirin bir apart otel tuttuk Ayvalık'ta.

3 gün bu mis gibi portakal  kabuğu reçelleri ile güne merhaba dedik,

























Cundada taş evlerin arasında gezdik,bol bol fotoğraf çektirdik,



























Akşamları dondurmalar,mısırlar:)
Ve tabi ki ayvalık tostu;)






























Cunda'da Bay Nihat Restauranta gittik.
En sevdiklerimden olan deniz börülcesi ve kabak çiçeği dolması yememezlik yapmadık..





















Sarımsaklı plajına gittik ve gittiğimiz yerlerin arasında en çok burayı beğendim ben..




Şemsiyeli sokağı bulmadan dönmedik:)


                                           VE DE ŞİMDİDEN TATİLİ,DENİZİ ÖZLEDİK...

                                           NASİPSE ARTIK AĞUSTOSTA BİR DAHA:)



9 Mayıs 2014 Cuma

Siyah Sardunyalar-Nilgün Şimşek



Siyah Sardunyalar,Tüyap Fuarında bizzat yazarı ile tanışıp imzalı olarak aldığım bir kitap.Açıkçası planlı gitmemiştim fuara .Sadece aklımda olan Yitik Ülke yayınlarının standına uğramaktı.Çünkü sosyal  medya hesaplarından takip ettiğim kadarıyla gayet sıcak,dinamik bir ekipler.Özellikle standa gittiğimde bu kitabı önermişlerdi bana bende hiç düşünmeden almıştım yazarının güzel notuyla.

Şimdi diyorum ki iyi ki almışım.Çünkü çok güzel sıcak,içten,bol duygu yüklü bir hikayeydi..Kimi zaman sıcacık yapsa da içimi çoğu yerde hüzünlendirdi ve hep bir elimde kalem,satırların altını çizdirdi..

Geçmiş,anılar,aşk,nefret,aile bağları,umut,80lerdeki siyasi durum gibi  birçok konuya ve duyguya yer vermiş yazarımız. Geçmişle yüzleşme bolca var bu kitapta.

Anıları geride bırakabiliyor muyuz?Yoksa hala bizlerle mi?
Hayatımızda parantezlerin içine hapsettiğimiz neler var..

Kitapta gözüme takılan en önemli şey diyalog olmaması ve  bolca masal içermesi.
Bu da okumayı bence daha keyifli hale getirmiş.Ayrıca öyle güzel cümleler var ki alıp  insanı götürüyor uzaklara,düşündürüyor..

ve sadece aktarabildğim bir kısmı;


"Eskiyi hiç sevmez bazı insanlar.Birlikte yaşadıkları eşyanın eskimişliği kendi eskimişliklerinin aynasıdır.Durduramadığı zamanın öcünü eşyadan kolayca alır,dünyasını doldurduğu her yeniyle bir başka tarihin,bir  başka öykünün kapısını araladığını sanar." -syf47

"Bütün hikayeler artık birileri onları anmaktan vazgeçene ve son tanık ölene dek yaşar." -syf49

"İnsanlar ancak hikayelerinin güzel paragraflarıyla yaşamak isterler.Gönülleri geri kalanı en  yakın adreste  terketmeye meyillidir." -syf56

"Toprağa bağlanmayı sever insanlar. Tarlalara,mahallelere,şehirlere,ülkelere... Tutkularını toprakla harmanlarlar.Her biri birbirinden farklı sebeplerle umutlarını toprağın bereketiyle yeşertirler.Kimi varlığını toprağa aidiyetiyle tanımlar,karnını doyuranı kendinden yeğ tutar.Kök salmaktır toprak,nefes almak büyümektir.Bir yandan sever,bir yandan bozar,yakar,yıkar,bir yandan kanar,kanatır.Kim bilir,belki de önünde sonunda  yekvücut olacağı toprağı gün geldiğinde yadırgamamak içindir bu sevgi dolu  savaş."-syf114

"Konu komşu cephelere ayrılmasın.Şapkalı kasketli birbirinden kopmasın." -syf120

"Düşünüyorum ve babamla ilgili hatırladığım her şeyin ne kadar silik,ne kadar gölgeli olduğunu fark ediyorum  hayretle.Hayatlarını etraflarındakileri kanırtarak,kanatarak yaşayanların açtıkları izleri  ölüm bile silemezken, sevginin aczini ve zavallılığını idrak ediyorum bir kez daha.Sevgi de sevgili de ölünce hiç yaşamamış gibi oluyor.Yokluğun leş  kokusu bütün güzel kokuları bastırıyor." -syf132

"Belki de üzerinden yıllar yıllar geçince anılarımızı gerçekten olduğu gibi değil,istediğimiz gibi hatırlıyoruzdur."-syf171

"Detayların doğruluğu konusunda şu anda bazı şeylerden şüpheye düşmüş gibi görünsem de,neler hissettiğimi hiç unutmadım.Hatta unutmamak için seninle,senden öncesi ve sonrası ile ilgili  her şeyi yerleştirip ezber yaptığım bir ömür geçirdim." -syf172

"Evlilik avucunda arı kovanı tutmaya benzer oğlum.Çok sıkarsan seni sokar,açarsan uçar,gider.Her halikarda seni acıtır."-syf176

"Yaşamak,zaman denen boşluğu onunla bununla doldurmak değildir.İçimizdeki dışımızdaki bütün detayların farkına varmaktır." -syf199

"Hoşça kal.Ne yaman bir kelime!Ne alaycı şu insanoğlu! Cebine yarınlara  dair bütün umutları,yaşanan güzellikleri,aşkı tarif eden sarf edilmiş bütün  güzel kelimeleri doldurup giderken,esas terk terk edilenin kendin olduğunu bilmezken ve geride kalana bıraktığın koca bir  hiç iken,ona kalan zamanda hoşluk dilemek.Gerçekten çok insafsızlar." -syf218

"Bazı sorular insanın önüne hayatta bir kez gelir ve onlara mutlaka ama mutlaka doğru cevap vermek gerekir.Aksi takdirde yalan cehennemi ensende ömür boyu boza pişirir.Sırtındaki kambur her adımda büyür,ağırlaşır.Bu aslında kimsenin kaçırmak istemeyeceği bir trendir ama korkular doğruya her zaman galip gelir.." -syf301





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...