17 Şubat 2017 Cuma

#birfidandik





Üniversitede biyoloji okudum.
Son sınıfı ise ağırlıklı botanik okuyarak geçirdim. 
Hal böyle olunca önemli bir konu olan fidan dikmek ya da bağışında bulunmak çok hassas olduğum bir konu. Yağız'ın doğum gününde de hiç kutlama yapmadan tüm harcamayla ağaç dikmeyi çok istemiştim ama yeni nesil anne akımına uyup ilk doğum gününü yapmaktan vazgeçemedim. 🙈
Ama aklımın bir köşesine de bu fikri mutlaka gerçekleştirmeyi not ettim. 

Ben böyle vicdan yaparken bu fikrimi bilen eşim tam da Yağız'ın doğum gününde fidan bağışlamış Yağız adına. Çok şaşırdım. Çok sevindim. Ama itiraf ediyorum hiç beklemiyordum :D 

Bir yerlerde Yağızla beraber büyüyecek fidanların olduğu fikri beni gururlandırıyor. 

İster TEMA, ister ÇEKÜL isterseniz avm lerde stant kurup fidan toplayan arkadaşlara bağışta bulunabilirsiniz. Ya da bizzat kendiniz ekip hayata bir güzellik katabilirsiniz. Eminim iyi hissettirecektir. 

Nice fidanlara,
ağaçlara,
ormanlara...

;)

15 Şubat 2017 Çarşamba

Masal Parti Evi&Organizasyon



*Çıkarsız bir tavsiye postudur. Bolca memnuniyet içerir;)

26 Ocak'ta 1 yaşına girdi Yağız. Hafta içine denk gelmesi sebebi ile pazar gününde karar kıldık kutlamayı. Aslında başından beri evde olsun istiyordum. Hem daha samimi hem de ne gerek var yer tutmaya diye düşünüyordum. 
Davet edeceğimiz kişi sayısı ilk doğum günü olduğu için (yakın akrabalarımızdan eleme yapamadığımızdan)  yaklaşık 40 kişi oldu. Bu sebeple aklımızın bir köşesinde ev fikrini korusakta evimize yakın küçük şirin bir yer bakındık. Sonra İstanbul/Haznedar da yaklaşık 4ay önce  açılmış tam da istediğim gibi şirin bir yere denk geldik. Burayı tutmam da açıkçası en büyük etken sahibesi Hilal Hanım oldu. Kendisinin müthiş enerjisi ile bir baktım mekanı tutmuşuz:) 
Doğru bir karar verdiğimi sonrasında çok iyi anladım. Çünkü biz sadece mekanı kiraladık. Organizasyonda geri kalan herşeyi biz sağlayacaktık. Buna rağmen tüm süsleme,yerleştirme vs. İşlerde bizzat Hilal hanım yardımcı oldu. Hatta o yaptı, biz ona yardım etmiş gibi olduk :)

Doğum günümüzde de gayet ilgili ve her türlü ihtiyacımıza yardım ettiler ortağı Serap Hanım la. 

Kutlama esnasında fotoğraflarımızı da bizzat Hilal hanım çekti ve bize fotoğrafları verdi. Bu hizmetten haberim bile yoktu. Sağolsun. 

Biz sadece mekanı kiralamış olsakta birçok alternatifli menüleri mevcut. O civarlarda iseniz, herhangi bir etkinlik için şirin,güzel bir yer arıyorsanız bence mutlaka bir uğrayın derim. Ayrıca şu sıralar yine aynı semtte daha geniş bir yere transfer oldular. Aşağıdaki fotoda yeni mekanlarından.  


 
Keşke bizim doğum günümüz burada olsaydı demedim değil görünce. Ama nasip değilmiş:)

Mekanda çocuklar için oyun alanı da mevcut ve etkinlikte Sınırsız çay sağlıyorlar. Daha ne olsun:)


13 Şubat 2017 Pazartesi

Yağız 1 Yaşında !

Biraz gecikmeli bir yazı olacak. Çünkü minik adamın peşinde koşmaktan buralara uğrayamaz oldum. 26 Ocak doğumlu Yağız ama ancak bugün yazıyorum. Yine de böyle özel günleri  geçte olsa kaydetmek istiyorum ki dönüp bakabileyim...


1 yaş Doğum günü kimine göre gereksiz bir kutlama. Bebeğin fazlaca birşey anlamadığı düşünülürse haksız oldukları söylenemez. Ama ben hem bir uğraşımın(organizasyon ayrıntıları hayli kafa yoruyor,ücretsiz izinde olduğum içinde vaktim bol)olmasını sevdiğimden,hem de zorlu geçen bir yılı kutlamanın iyi gelebileceğini düşündüğümden kutlamak istedim. İyi ki de yapmışım. Çünkü bana iyi geldi. Ben bana iyi gelen şeyleri yapmayı seviyorum. 

Başka bir postta bahsetmeyi düşündüğüm İstanbul/Haznedardaki Masal Parti Evi'nde yaptık Doğum gününü. Mekanı sadece kiraladık. Süsleme,hediyelik ve ikramlıklar bize aitti. Yani bana :) 


 
Ne yapsam,bir tema seçmeli miyim diye çok düşündüm. Hediye dağıtmalı mıyım diye de mesela..Aslında ben artık kokulu taş,magnet vb. şeylerin hatıra olarak verilmesini pek istemediğimden "kitap en güzel hediyedir"sloganıyla kitap dağıtmaya karar verdim. Belki birilerinin okumasına vesile olmuş oluruz diye de bu fikri çok sevdim. Küçük prens karakterini hep çok sevimli bulduğumdan tercihimi bu yönde yaptım. Kitabı okudum,sevdim de ama bazı fanatikleri gibi değilim. Bu konuda aşırı bağımlılar gördüm ondan diyorum ;)




Bu temaya karar verince gözüktü yine Eminönü yolları bize. Süslemeleri aldım. Bir internet sitesinden afiş,banner,kitap ayracı tasarımını yapıp sipariş verdim. Peçete,su şişesi,mısır kartonlarının üzerinde sticker gibi detayları sevmiyorum. Bu yüzden kendimce gereksiz şeyleri yaptırmadım. 
Sonra D&R dan kitapları sipariş ettim ve gerekli ekipmanı tamamlamış oldum. 

 
Hep sarı papyon ve askısı olsun istemiştim onu da internetten bulabildim ve tam istediğim gibi oldu :) Keçeden de kendim taç kesip silikonla yapıştırınca Yağız'ın kıyafeti tamamlandı. 

Pasta,muffin ve kurabiyeleri kitaptaki karakterlere uygun yapmaya çalıştım. Çalıştım diyorum çünkü tamamı bana ve yakın arkadaşıma ait. Şeker hamuru süsleme kısımları ise tamamıyla benim eserim :)



 Doğum gününe gelince sohbet eşliğinde başladı,fotoğraflar çekildi. Sonra güzel dilekler dileyip pastayı kestik. Arkasından Yağız'ın favorisi "mini mini bir kuş donmuştu" şarkısı ile dans edip ikramlara gömüldük. Tamamen kendiliğinden gelişti herşey ve gerçekten keyifli idi. Doğum günü olsun da fotoğraf çekilip bir yerlere koyalım diye değil,gerçekten sohbet eşliğinde samimi bir gündü. Ben zaten konuşmayı çok çok sevdiğimden tüm misafirlerimle ilgilendim :)
Yağız da özgürce (artık yürüyor) oyun parkında top havuzunda vakit geçirip eğlendi. En önemlisi onun sıkılmamasıydı. Zaten Yağız her zaman kalabalığı sever,kalabalıkta dans edip coşturur. Bu yüzden zorlanmadım.




 

İyi ki yapmışım. Bana iyi geldi. Zaten balonlar,süslemeler bana hep iyi gelir:) 

*Doğum günü karşıtı olanlara saygım sonsuz. Ben böyle uygun gördüm. Böyle yaptım. Çok keyif aldım. 

**Özellikle uyumlu giyinelim gibi bir tercihin olmadı. Bendeniz gayet kilolu olduğumdan bulduğum ilk büyük beden mağazasına attım kendimi. Şansıma arasam asla bulamayacağım bu mavinin tonundaki gömleğe rast geldim. Hala şaşkınım. Buradan tüm şişmanlara selam olsun yeri gelmişken ;D

***Kendime not:afişte 77 cm yazsa da 79 cm olmuş Yağız. Son zamanlarda DR. Kontrolü olmadığı için ölçümü yanlış yapmışsın Nuran! Çok önemli bilgi! :D

****Mekanla ilgili ayrıntılı bir post yazağım. Belki Güngören,Haznedar,Bahçelievler civarlarında yaşayanlara fikir olur. 

;)

4 Ocak 2017 Çarşamba

Çıkış Yok-Osman Aysu



 

Yepyeni, tertemiz bir yıl diyerek güzel bir giriş yapmayı ne kadar da isterdim. Ancak ülkemizden gitmek bilmeyen kara bulutlar hergün daha da kararıyor. Ne zaman güneş doğacak ya da doğacak mı? Bilmiyorum. Hiç ışık göremiyorum:( Ve de beni ben yapan umudumu asla yitirmek istemiyorum. Birde Yağız'a baktıkça daha da üzülüyorum. Gelecekte bizi neler bekliyor acaba diye...

Tüm karamsarlıkların yanında iyi gelen şeyler ise Yağız ve kitaplarım. Her an kitabıma kavuşmayı bekleyerek geçiriyorum son zamanlarda vaktimi. Kafayı kırmamak için en güzeli kitaba kaptırmak kendimi...

Bu sebeple yılın ilk kitabını bitirdim. Ephesus Yayınları Blogger buluşmasında hediye edeceği kitap seçimini bizlere bırakmıştı. Bende daha önceden iki kitabını okuduğum Osman Aysu'nun çıkan yeni kitabını görünce seçimimi bu yönde yapmıştım. 

Yazar,genelde polisiye yazıyor. Epeydir bu türde okumadığım için merakla kitaba başladım. Kapakta gerilim olduğu yazsa da ben uzunca bir süre beklememe rağmen pek rastlayamadım. 442 sayfa boyunca çıta bir yerde yükselir diye bekledim durdum ama olmadı. Beklentimin oldukça altında çıktı. Maalesef yeni yılın ilk kitabı biraz hüsranla sonuçlandı. Umarım bundan sonraki okumalar daha keyifli geçer.
 
"Demek aşk denen şey böyle bir fırtınaydı. İnsanın benliğini sarıp sarmalayan , iradesini tüketen , hattın bütün eksenini aynı noktada odaklayan bir kendinden geçiş hali ."

31 Aralık 2016 Cumartesi

İğneler-Selgin GB


Tüyap Kitap Fuarı'nda son yıllarda uğramadan geçemediğim yayınevi:Yitik Ülke Yayınları. Blogger dostu bu yayinevinin daha öncede bazı kitaplarını edinmiş ve severek okumuştum. Bu yıl ki alışverişimde de birden fazla hediye kitap sahibi oldum ve bunlardan biri İğneler. 

Uzun süre öykü okumaya karşı sıcak olmasam da son birkaç yıldır ara ara okuyorum bunu kırmak için. Roman sanıp elime aldığım bu kitapta bir öykü kitabı. 14 öykrüden oluşuyor kitap ve öykülerin bir ortak paydası var:İğne. 

Kimi öyküde bir toplu iğne, kiminde pikap iğnesi... Her yeni öyküde iğne bu sefer karşıma hangi boyutta çıkacak diye merakla bekledim. Ama bir öykü var ki ben çok çok sevdim. "O Şarkı"isimli öykü çok güzeldi,çok etkileyici idi...

Severek,hızlıca okunan,sıcacık öyküler içeren bir kitaptı. Öykü severlere tavsiye edebilirim. 


 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...