yaşamaaçılanpenceredirkitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşamaaçılanpenceredirkitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2017 Pazar

Atlantis-Gerhart Hauptmann




Altın Bilek yayınlarının bu kitabını ismine bakıp seçmiştim konusunu bilmeden. Atlantis'i anlatacağını düşünüp oldukça da heyecanlanmıştım. Ancak Titanik'in hazin sonuna paralel bir konusu var.  

Avrupa'dan yola çıkan döneminin mühendislik harikalarından olan transatlantik gemisi Roland'ın Amerika'ya yolculuğunu konu ediniyor. Bunu da bakteriyolog bir doktorun gözünden anlatıyor. Doktorumuz herşeyini geride bırakıp abi bir kararla Roland'ın yolcusu oluyor. 

Amerika'ya varamayan geminin hüzünlü sonu,gemiden sağ kurtulanların New York'ta başına gelenlerle devam ediyor kitap. 

Döneminin sınıfsal ayrımını ve cinsiyetçi yaklaşımını gayet güzel işlemiş yazar. Zaten Nobel ödüllü bir yazarmış Hauptmann. Bunu da öğrenmiş oldum. 

Ancak kitabı çok zor bitirdim. Son zamanlarda en uzun zamanda okuduğum kitap oldu. Sonlara doğru ivme kazansa da genel olarak yorucu bir kitaptı benim için. 


3 Ekim 2016 Pazartesi

Aşk ve Savaşın Şarkısı-Dinah Jefferies





Eylül ayında gerçekleşen "Yaşama Açılan Penceredir Kitap" etkinliği sponsorlarından Nemesis Kitapevi'nin bu yıl çıkan kitabı Aşk ve Savaşın Şarkısı
Etkinlik kitaplarından ilk seçimim bu kitap yönünde oldu.

Kitabı elime aldığımda ilk dikkatimi çeken  kaliteli kapak tasarımı ve baskısıydı. Okurken bu detaylar önemli oluyor. 

Kitapta Kahramanımız Gwen,evliliği sonucu İngiltere'den çaylarıyla meşhur olan Seylan'a taşınmakta. Eşi Laurence de çay plantasyonu sahibi. 

Hayatını Seylanda kuran Gwen hamile kalıyor. Doğumdan sonra ise hayatının en zor dönemi başlıyor. Çünkü anne olmak gibi süper ötesi bir olaya gölge düşüyor. Hayatının en sancılı kararını almak zorunda kalıyor ve yıllarca bunun yükünü taşımak... Tüm bunların yanında birde çok fena görümce Verity'de yanlarında olduğundan hayat daha da zorlaşıyor. 

Kurgu güzeldi evet ama bazı olayların gidişatını tahmin etmek zor olmadı. Buna rağmen merak duygusu kitabın sonuna kadar devam ediyor. Ve tatmin edici, bana göre hiçbir şeyin havada kalmadığı doyurucu bir sonla sonlanıyor. 

Birde diğer katılımcı arkadaşların kitapları nasıl bilemiyorum ama kitabın son 40 sayfası karmakarışık basılmış. Her sayfa sonunda bir sonraki sayfayı 40 sayfa içerisinde arayıp bulmam gerekti. Bu da en heyecanlı yerlerde okumamı sürekli yavaşlattı. Umarım toplu bir basım hatası sorunu değildir. Çünkü çok göz yorucuydu. 

Not:(spoi)
Sonunda bakıcıya hayli kızdım. Keşke farklı davransaydı dedim. Yıllarca nasıl da sustun be kadın. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...